Van Aşağı ve Yukarı Anzaf Kaleleri Kazısı Projesi


Creative Commons License

Akgün R. G. (Yürütücü), Sağır G., Tan A., Avcı C.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2025 - 2025

  • Proje Türü: Kültür ve Turizm Bakanlığı
  • Başlama Tarihi: Ocak 2025
  • Bitiş Tarihi: Aralık 2025

Proje Özeti

Van ili sınırları içerisinde, Urartu Krallığı’nın başkenti Tušpa’nın yaklaşık 13 km kuzeydoğusunda konumlanan Aşağı ve Yukarı Anzaf kaleleri, erken Urartu döneminde planlanmış bütüncül bir yerleşim sisteminin en önemli örneklerinden birini oluşturmaktadır. Kral İşpuini ve oğlu Minua dönemlerinde inşa edilen bu iki kale, yalnızca askeri ve idari işlevleriyle değil, aynı zamanda Urartu mimarisinin gelişim evrelerini kesintisiz biçimde yansıtması bakımından da büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda Anzaf yerleşimi, MÖ 9.–7. yüzyıllar arasına tarihlenen buluntu ve mimari verileriyle Urartu tarihinin tüm aşamalarını temsil eden özgün bir arkeolojik merkez niteliği taşımaktadır.

2025 yılı kazı çalışmaları, uzun bir aradan sonra yeniden başlatılmış olup, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Van Müzesi başkanlığında ve Maltepe Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Rıza Gürler Akgün'ün bilimsel sorumluluğunda gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar, ön hazırlık, yüzey araştırmaları ve sınırlı süreli sistematik kazı uygulamalarını içerecek şekilde planlanmıştır. Bu sezonun temel amacı, Yukarı Anzaf Kalesi’nde yer alan Haldi Tapınağı ve çevresinin temizlenmesi, belgelenmesi ve yeniden değerlendirilmesi olmuştur.

Proje kapsamında modern arkeolojik yöntemler benimsenmiş; özellikle plankare  sistemi, locus temelli stratigrafik kayıt yöntemi ve dijital veri tabanı uygulamaları kullanılarak bilimsel veri üretimi standartlaştırılmıştır. Her bir arkeolojik birimin ve buluntunun benzersiz numaralarla tanımlanması, stratigrafik analizlerin ve materyal değerlendirmelerinin yüksek doğrulukla yapılmasına olanak sağlamıştır. Ayrıca drone destekli ortofoto haritalama çalışmalarıyla kazı alanının mekânsal organizasyonu detaylı biçimde belgelenmiştir.

Kazı çalışmaları sonucunda, Haldi Tapınağı’nın mimari özelliklerine ilişkin yeni veriler elde edilmiş; özellikle cella planı, duvar kalınlıkları ve temel sistemine dair önemli tespitler yapılmıştır. Bunun yanı sıra, tapınak çevresinde yoğun biçimde gözlemlenen Ortaçağ yerleşim izleri (tandırlar, silo/çöp çukurları ve ikincil mimari düzenlemeler), alanın çok katmanlı kullanımını açıkça ortaya koymuştur. Stratigrafik olarak değerlendirilen bu buluntular, Urartu sonrası süreçte alanın yeniden işlevlendirilmesine işaret etmektedir.

2025 sezonunun en dikkat çekici buluntularından biri, Haldi Tapınağı’na ait bir Urartu çivi yazılı inşa yazıtı parçasıdır. Bu buluntu, hem tapınak kompleksine ait epigrafik verilerin çeşitliliğini artırmakta hem de sonraki dönemlerde Urartu yapı elemanlarının devşirme malzeme olarak kullanıldığını göstermektedir. Ayrıca seramik, cam ve metal buluntular, özellikle Ortaçağ tabakalarının yoğunluğunu ortaya koyarken, sınırlı sayıda Urartu dönemi seramiği de stratigrafik sürekliliği desteklemektedir.

Proje, yalnızca kazı faaliyetleriyle sınırlı kalmayıp, koruma, belgeleme ve sürdürülebilir kültürel miras yönetimi hedeflerini de içermektedir. Alanın güvenliğinin sağlanması, kaçak kazı çukurlarının kapatılması, bilgilendirme tabelalarının yerleştirilmesi ve hassas buluntuların jeotekstil ile korunması gibi uygulamalar, bütüncül bir koruma yaklaşımının sonucudur.

2025 yılı çalışmaları Anzaf yerleşiminin özellikle Haldi Tapınağı bağlamında yeniden değerlendirilmesini sağlamış; hem mimari planlamaya hem de stratigrafik gelişime ilişkin yeni bilimsel veriler ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, 2026 ve sonraki sezonlarda gerçekleştirilecek kazıların yönünü belirleyecek nitelikte olup, özellikle Urartu tabakalarına ulaşılması ve saray–tapınak ilişkilerinin daha net anlaşılması hedeflenmektedir. Uzun vadede ise alanın restorasyon, konservasyon ve arkeolojik turizm kapsamında değerlendirilmesi planlanmaktadır.