6 Şubat 2023 Ardışık Depremleri Hasarlarının Nedensellik Bağı Bakımından Değerlendirilmesi
Ataç A. S., Doğangün A.(Yürütücü), Şenkaya M., Dinçkol H. A.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2025 - 2026
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı
- Başlama Tarihi: Mart 2025
- Bitiş Tarihi: Aralık 2026
Proje Özeti
Proje Özeti
Deprem kaynaklı afetleri, diğer afetlerden ayıran en önemli özellik, meydana gelen hasarlarda büyük oranda insan faktörünün ön planda olmasıdır. Depremde meydana gelen yaralanma ve can kayıplarında ise yıkılan yapılar başrolü oynamaktadır. Yapı ile ilgili süreçlerdeki yetkili ve sorumlu kişilerin tespit edilerek; binanın yapımında, yapı kullanım izninin alınmasında, denetimlerin yapılmasında yükümlülüklerinin yerine getirip getirmediğinin araştırılması ve kimlerin eylemlerinin bu sonucun meydana gelmesinde nedensellik değeri taşıdığı ve kusurlu olup olmadığı belirlenmelidir. Bunu belirleme süreci, teknik ve hukuk alanlarının, deprem sonrasında birlikte işletildiği bir süreç olmaktadır. Yapının müteahhitleri, yapımında görev almış yetki ve sorumluluk sahibi kişiler, yapı denetim kuruluşlarındaki görevliler, binalara yapı ve/veya iskan ruhsatı veren, gözetim ve denetimi ile yükümlü kamu görevlileri ile bölge deprem riski taşımasına rağmen riskli binaların tespitinde ve önlemlerin alınmasında ihmal gösteren kamu görevlilerinin, riskli alanları imara açanların sorumluluğunun Türk Ceza Kanunu ve İdare Hukukuna ilişkin mevzuata göre değerlendirilmesi gerekli olmaktadır.
6 Şubat 2023 tarihinde 9 saat içerisinde görülen 3 depremin (Mw7.7 Pazarcık saat 04:17, Mw6.6 Nurdağı saat 04:28 ve Mw7.6 Elbistan saat 13:24) oluşturduğu hasarın ülkemize yaklaşık maliyeti 2 trilyon lira’dır. Ancak bu maliyetin ötesinde, depremde hasar gören yapılarla ilgili sayıları yaklaşık ikiyiz binlere ulaşması beklenen davanın hukuksal süreçlerinde, hasarın nedenselliği hakkında sıklıkla ikilemli durumlar oluştuğu net olarak görülmüştür. Ardışık depremlerin oluş biçimi ve ürettiği ivmelerin bina çökmelerinde nedensel bir bağ taşıyıp taşımadığının belirlenmesi, ilgili hasarların mevzuata aykırı imalat sonucunda mı yoksa ardışık deprem etkisiyle mi, yoksa her iki nedenle mi meydana geldiğinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Ancak, mevcut Bina Deprem Yönetmeliğinde ardışık depremlerin oluş biçimi ve yarattığı ivmeye yönelik, bilimsel çalışmalar sonucunda ortaya konulmuş herhangi bir tanımlama olmaması nedeniyle mevzuatta bu konuda boşluk bulunması, ardışık depremlerde nedensellik bağının tespitinde sorunlar ortaya çıkarmaktadır.
Bu proje, 6 Şubat 2023 ardışık depremleri sonrasında meydana gelen hasarların hatalı imalat ya da nedensel değer taşıyan başka bir etmen nedeniyle meydana gelip gelmediğinin incelenmesi, sahada can ve mal kaybına yol açan ancak yönetmeliklerde karşılığı bulunmayan hususların hukuki açıdan irdelenmesi ve elde edilen sonuçların ülkemiz hukuk ve mühendis camiasına sunulmasını amaçlamaktadır. Bu kapsamda, depremin en fazla hasar yarattığı illerde AFAD’ a ait sismik gözlem istasyon konumları göz önünde bulundurularak, kısaca Deprem Yönetmeliği olarak bilinen yönetmeliğin 1975, 1998, 2007 ve 2018 versiyonlarına uygun şekilde 3, 5, 7 katlı yapılar modellenecektir. Yapılar, AFAD’a ait sismik gözlem istasyonlarında 6 Şubat 2023 Pazarcık, Nurdağı ve Elbistan depremleri için kaydedilen gerçek ivme değerleri ve Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine göre ölçeklendirilmiş versiyonları olmak üzere iki farklı ivme veri setine, deprem oluş sırasına göre tabi tutularak performans analizleri ve yapısal hasarlar belirlenecektir. Sonrasında, yapım yılında yürürlükte olan deprem yönetmeliklerinin performans hedefleri ile karşılaştırılacaktır. 1975 ve 1998 yönetmeliklerinde herhangi bir performans hedefi bulunmadığından, bu modeller için elde edilen analiz çıktıları, AFAD (2014)’ göre hasar sınıflandırması yapıldıktan sonra ve ilgili konum için T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın resmi hasar verileriyle karşılaştırılacaktır. Son olarak ise, hedeflenen ile modellenen performans arasında fark olması durumunda, ilgili durum Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği, Türk Ceza Kanunu, Yapı Denetimi Hakkında Kanun, İmar Kanunu vb. ilgili kanun, yönetmelik, genelge vb. kapsamında irdelenerek nedensellik analizi gerçekleştirilecektir.
Proje hukuk, yerbilimi ve yapı alanlarındaki akademisyenler tarafından gerçekleştirileceğinden çıktıları da farklı alanlara hitap edebilecektir. Hukuki olarak, Şubat 2023 depremlerinin oluş biçimi nedeniyle çıkmaza giren davalara rehberlik edecek bir karar-destek mekanizması kurulmasını sağlayacak potansiyeldedir. Teknik olarak da ardışık depremlerin yapılar üzerindeki etkilerinin doğrusal olmayan analizler yardımıyla ortaya konması ve eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapıların performanslarının değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ortaya konulacaktır. Dolayısıyla sunulan proje; hem sosyal hem de teknik alanda özgünlüğü yüksek ve geniş bir yaygın etkiye sahiptir. On ikinci kalkınma planı dâhilinde afet ve yönetimi ile ilgili olan 830, 830.1 ve başlık 3.4’ e doğrudan katkı sağlayacaktır.