Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Çiğdem Polatoğlu Serter
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Son yıllarda, küresel karmaşıklık, teknolojik
ilerlemeler, ekonomik zorluklar ve değişen dünya algısı gibi etmenlerle, yere
özgü veriler göz ardı edilerek inşa edilen yapıların sayısı hızla artmaktadır.
Yerler sadece fiziksel varlıklar olarak değerlendirilirken, mevcut bağlamda
inşa edilen yeni yapılar somut gerçekliğe odaklanan dünya görüşüyle sınırlı
hale gelmekte ve mimarlık sadece görsel bir nesne olarak algılanmaktadır. Tüm
bu unsurların etkileşimi yeni yapının yerle kurduğu ilişkide anlamsal bir değer
sağlanamamasına yol açmaktadır. Bu durum, mevcut çevrelerin karşılaştığı en
büyük sorunlardan biri olarak görülmüş ve mimarlık ortamında yeni yapının yerle
olan ilişkisine odaklanan bir sorgulama başlatmıştır. Çalışmada, yeni yapı ve
yer ilişkisinin anlamını deneyimler üzerinden çözümleyen kavramsal bir okuma
ortaya koymak amacıyla “Deneyimler üzerinden yeni yapı-yer ilişkisinin anlamı
bireylerin zihinsel temsilleri ve içsel tepkileri aracılığıyla nasıl okunur?”
araştırma sorusuna yanıt aranmıştır. Bu kavramsal okumayla nitelikli yerlerin
tasarımı ve uygulamasına katkı sağlayacak bilgiyi üretmek hedeflenmiştir. Nitel
bir araştırma olan tez çalışmasında, fenomenolojik yaklaşım benimsenmiş ve
tematik içerik analizi ile tematik söylem analizi yöntemleri kullanılmıştır.
Yeni yapı-yer ilişkisinin anlamını bireylerin deneyimleri üzerinden çözümlemek
adına zihinsel temsillere ve içsel tepkilere odaklanan dört anlam düzeyinden
oluşan kavramsal bir okuma sunulmuştur. Bu düzeyler, fenomenolojik sorgu
temelinde sekiz soru etrafında belirlenmiş ve temsili, duygusal, değerlendirici
ve çıkarımsal anlam düzeyleri olarak tanımlanmıştır. Peter Zumthor’un iki müze
yapısı tesadüfi olmayan örneklem yöntemiyle amaca yönelik örneklem grubu olarak
seçilmiş ve tasarımcı, kullanıcılar, akademisyenlerden oluşan veri grubuyla
aktörlerin deneyimlerindeki anlamlar söylemler aracılığıyla analiz edilmiştir.
Mevcut söyleşiler ve yazılı dokümanlar oluşan veriler yarı-sistematik inceleme
yaklaşımı kullanarak toplanmıştır. Veri analizi, fenomenolojik yaklaşımın
araştırma basamaklarıyla gerçekleştirilmiş, tümdengelimsel ve tümevarımsal
yöntemlerle örtük ve açık kodlama eş zamanlı yürütülerek nihai kod kitabı elde
edilmiştir. Bu çalışma, yeni yapı-yer ilişkisinin anlamını deneyimler üzerinden
söylemler aracılığıyla çözümleyerek zihinsel temsillere ve içsel tepkilere
odaklanan dört anlam düzeyi ile anlam katmanlarını içeren bir kod kitabı ortaya
koymaktadır.