Havacılıkta Yabancı Madde Hasarı'nın (YAMAHA'nın) Havacılık Emniyeti Bakımından Değerlendirilmesi
MALTEPE ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU II. DİSİPLİNLERARASI AKADEMİ VE SEKTÖR ÇALIŞMALARI SEMPOZYUMU, İstanbul, Türkiye, 16 Nisan 2026, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Maltepe Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Havacılık alanındaki hasar, kaza ve vakaların nedenleri teknik, çevresel, hava durumu ve havacılıkta insan faktörleri, vb. birçok faktöre bağlıdır. Bu faktörlerden herhangi biri ya da birkaçı nedeniyle hava araçlarında oluşan Yabancı Madde Hasarı (YAMAHA) (FOD: Foreign Object Damage), bir hava aracının güvenlik seviyesini ve uçuşa elverişliliğini düşüren önemli bir problemdir; ancak bu problem, doğru ve hassas yöntemler kullanılarak önlenebilir ve kontrol altına alınabilir.
YAMAHA’ya neden olabilecek yabancı madde döküntülerinin (atıklarının) tespitinde havalimanlarında kullanılan Argos AI-FOD, X-Sight –FODetect, Trex Enterprises-FOD Finder, Tarsier Radar, FODRAD, MM-Wave FOD Radar, sentetik açıklıklı radar, evrişimsel sinir ağları, vb. birtakım otomatik yöntemler geliştirilmiştir; ancak bu yöntemler YAMAHA’nın önlenmesinde tek başına yeterli değildir. Bu otomatik yöntemlerin kullanımı ile birlikte, bakım ve onarım firmalarında, havayolu firmalarında ve havalimanlarında çalışan bütün personelin YAMAHA bilincinin oluşması amacıyla kapsamlı meslek içi eğitimlere tabi tutulması gerekmektedir. Kapsamlı eğitimin yanı sıra güçlü organizasyonel kültürün oluşması, sıkı prosedürler, kalite güvence ve sürekli iyileştirme aşamaları uygulanmalıdır.
Havaalanlarında YAMAHA yönetimi konusunda uygulanması gereken prosedürün nasıl uygulanacağına ilişkin yazılmış en kapsamlı doküman, FAA’nin (Federal Aviation Administration: Federal Havacılık İdaresi) Advisory Circular 150/5210-24A dokümanıdır. FAA’nin Şubat 2024’te güncellediği rehber niteliğindeki bu genelge, havaalanlarında YAMAHA yönetimi için kapsamlı bir altyapı sunmaktadır. Diğer bir ifadeyle; bu doküman, YAMAHA programının geliştirilmesi ve yönetimi konusunda kapsamlı ve detaylı bilgiler içermektedir. YAMAHA programı bu dokümana göre; Önleme, Muayene, Eliminasyon ve Değerlendirme olmak üzere dört ana alana ayrılmaktadır.
YAMAHA’nın yönetimi ve önlenmesinde başarılı olunabilmesi için havayolu firmaları, hava meydanları işletmeleri, hava aracı üretici firmaları, sivil havacılık otoriteleri ve bakım ve onarım kuruluşları iş birliği oluşturarak birlikte hareket etmelidir. Bu iş birliği çerçevesinde sürekli dikkat, teknolojik yenilik ve güçlü bir güvenlik kültürünün bütünlüğü, bu milyarlarca dolarlık sorunu ortaya çıkaracak problemlerin çözüm yollarındandır.
Konu ile ilgili literatür taraması yapıldığında hava aracı kaza ve olayları konusunda daha çok “İnsan Faktörü” nün incelendiği görülmüştür; ancak havacılık alanında YAMAHA nedenli birçok vaka mevcuttur. Bu çalışma kapsamında, YAMAHA’yı meydana getiren kaynakların neler olduğu ve YAMAHA vakalarının önlenmesine yönelik yöntemler ile birlikte bu vakaların hava araçlarında emniyet etkisi üzerine odaklanılmıştır.
Damage, accidents, and incidents in aviation result from multiple contributing factors, including technical factors, environmental factors, weather-related factors, and human factors in aviation operations, among others. Foreign Object Damage (YAMAHA in Turkish; FOD in English), arising from any one or a combination of these factors, represents a critical problem that compromises both the safety level and airworthiness of an aircraft. Nevertheless, this problem can be prevented and effectively managed through the application of appropriate and precise methodologies.
To detect foreign material debris that may cause Foreign Object Damage, airports have developed numerous automated detection systems and methods, including Argos AI-FOD, X-Sight FODetect, Trex Enterprises-FOD Finder, Tarsier Radar, FODRAD, MM-Wave FOD Radar, synthetic aperture radar, and convolutional neural networks. However, these automated methods alone are insufficient for preventing FOD incidents. In conjunction with the implementation of automated detection systems, comprehensive occupational safety training programs must be mandatory for all personnel working in maintenance and repair facilities, airline operations, and airport management to foster FOD awareness and organizational commitment. Beyond comprehensive training, a strong organizational culture must be established, coupled with rigorous procedures, quality assurance mechanisms, and continuous improvement initiatives.
The most comprehensive guideline addressing FOD management procedures to be implemented at airports is the FAA (Federal Aviation Administration) Advisory Circular 150/5210-24A. This regulatory guidance, updated by the FAA in February 2024, provides a comprehensive framework for airport FOD management. In other words, this document contains comprehensive and detailed information on the development and implementation of FOD management programs. According to this document, the FOD program is structured around four principal pillars: Prevention, Inspection, Elimination, and Assessment.
For successful FOD management and prevention, airlines, airport operators, aircraft manufacturers, civil aviation authorities, and maintenance and repair organizations must establish collaborative partnerships and work in concert. Within this collaborative framework, continuous vigilance, technological innovation, and the integration of a robust safety culture represent essential pathways to preventing and mitigating the problems underlying this multibillion-dollar issue.
A comprehensive literature review of aircraft accidents and incidents reveals that human factors have been the primary focus of investigation; however, numerous FOD-related incidents exist within aviation operations. The scope of this study focuses on identifying the sources that generate Foreign Object Damage, examining methodologies for preventing FOD incidents, and analyzing the safety implications of FOD occurrences on aircraft.