Tarihsel sosyolojide yöntemi bulmak ya da Doğan Ergun üzerine bir deneme
Folklor/Edebiyat, cilt.17, sa.66, ss.189-207, 2011 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 17 Sayı: 66
- Basım Tarihi: 2011
- Dergi Adı: Folklor/Edebiyat
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.189-207
- Maltepe Üniversitesi Adresli: Hayır
Özet
Bilimsel bir disiplin olarak sosyolojiyi, toplumsal-siyasal süreç ve olgular üzerine fikir yürüten diğer düşünsel çabalardan ayıran temel unsur, sosyolojinin ‘yöntem(i)’dir. Sosyoloji içinde yürütülen yöntembilimsel tartışmaların vazgeçilmez alanlarından biri ise ‘tarih’ veya ‘tarih – sosyoloji ilişkisi’ olmaktadır. Tarih ve sosyolojinin birer bilimsel disiplin olarak alanlarının/sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği, ya da ilişkilerinin nasıl ve ne oranda olması gerektiği soruları, belli başlı metodolojik sorunlar olarak varlıklarını sürdürmektedir. Bu makale, sosyolog Doğan Ergun’un ve sosyolojisinin yukarıda sözü edilen soru ve sorunlara vermiş olduğu cevapların, günümüzde de geçerliliğini koruyan çıkış noktaları olarak ele alınabileceği varsayımından hareket etmektedir. Bu varsayım çerçevesinde makalenin ilk bölümünde; dünyada ve Türkiye’de tarih-sosyoloji ilişkisi ile tarihsel sosyolojinin gelişimi ve sorunları ele alınmıştır. İkinci bölümde ise; öne çıkan belli başlı temalar çerçevesinde Doğan Ergun ve sosyolojisinin “Türkiye’de tarihsel sosyoloji”ye sunduğu katkı ve imkânlar analiz edilmeye çalışılmıştır.
The main aspect of sociology which distinguish it from other efforts that put forward ideas on social-political progresses and facts as a scientific discipline is it’s methodology. One of the particular areas of methodological discussions in sociology can be defined as “history” or the relation between “history and sociology”. Questions such as “where do domains / territories of history and sociology as scientific disciplines start and end?” or “to what extent do these two disciplines can relate to each other” are still methodological questions that need to be answered. This article is based on the assumption that the answers of Doğan Ergun and his sociology to the questions noted above can be considered as starting points that are still valid today. In this extent, the first part of the article is about history-sociology relationship and the development of historical sociology in both Turkey and the World and the problems about these issues. Second part consists of analyses that seek to explore the contributions made by Doğan Ergun and his sociology to the historical sociology in Turkey.