Balkanlarda Kurulan Kültür Köprülerinin Ebedi Kaideleri


Creative Commons License

Taştekin A.

Bilimin Işığında Türkçenin Aşkıyla Dr. Yusuf Gedikli Armağanı, Sevil ABBASOVA (İrevanlı),Hayri ATAŞ, Editör, Post Yayınevi, İstanbul, ss.1-452, 2025

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2025
  • Yayınevi: Post Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.1-452
  • Editörler: Sevil ABBASOVA (İrevanlı),Hayri ATAŞ, Editör
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Maltepe Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Balkanlar’daki Türk varlığının tarihî kökleri çok derinlerdedir. Bu coğrafî bölge, Türk kültür ve uygarlığının en belirgin özelliği olan “kardeşlik hukuku ve yetmiş iki millete bir gözle bakma” iradesinin silinmez damgalarını yüzyıllar boyu taşımıştır. Bilinen beşerî tarihin ilk devirlerinden itibaren kuzeyden ve güneyden intikal eden Türk toplulukları, Balkanlar’ı yurt edinmişlerdir. Sırasıyla Hun, Bulgar, Uz, Peçenek, Kuman, Kıpçak, Selçuklu ve Osmanlı Türkleri Balkanlar’a yerleşmekle kalmamış; iletişime geçtiği halklarla âdeta kardeşlik bağları kurmuş, kültürel köprüler inşa etmişlerdir.  

Bu süreçte zaman zaman tersine göçler de yaşanmış, Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerinde yaşanan mübadele, gönüllü iskân ve serbest göç gibi nedenlerle, Balkanlar’da yaşayan “Evlad-ı Fatihan” ana yurdu, ata vatanı saydığı bu kutlu mekânlara intikal ederek hem kardeşlik köprülerinin sağlamlaşmasına hem de kültürel kaynaşma, sosyal dayanışma ve Türk kimliğiyle var olma iradesinin güçlenmesine imkân sunmuştur.

Bu çalışmada gönül coğrafyamızı canlı tutan millî ve manevî değerlerimizin temel taşıyıcısı olan Türkçenin yaşam koşulları araştırılmış, Türk kültürü bağlamında Türkiye ve Balkanlar’ın mevcut iletişim ve etkileşim imkânları irdelenmiştir. Güncel literatür taranarak her iki coğrafyada yapılan gözlem ve değerlendirmeler ışığında mevcut durum hakkında dikkat çeken sorunlar tespit edilmiş ve çözüm önerileri belirlenmeye çalışılmıştır.

 Gagavuz, Karay ve Kumuk Türklerinin dillerinde, hâkim kültür dilleri olan Bulgarca, Moldovca ve Rusçanın etkisi Türkçe cümle yapısını bile değiştirecek duruma gelmiştir. Benzer süreç, (İngilizce ve Rumcanın etkisiyle) Kıbrıs’ta görülmektedir. Makedonya ve Kosova Türklüğünün Türkçesi için de aynı kültürel baskı geçerlidir. Balkanlar’da atalarımızın bin bir güçlükle inşa ettiği gönül köprülerinin yıkılmaması için Türkçenin öğretilmesi etkinliğinde tüm kaidelerin sağlam, bütün yöntemlerin tutarlı olmasının icap ettiği ve kültürel dış baskıların kırılması için millî güç unsurlarının her alanda devreye sokulması gerektiği düşünülmektedir.

Gönül köprülerimiz dil, edebiyat, ortak yaşam, ortak değerler, sanat vb. etkinlikler sayesinde kurulmakta, bu alanlardaki güçlü iletişim ve yardımlaşmalarla kalıcı dostluklar oluşmaktadır. Balkan halkları ile Türk vatandaşları arasında asırlara dayalı sağlam bilgi, görgü ve duygu birikimi mevcuttur. Acı tatlı sayısız anı bu halkların âdeta ruhuna işlemiş, mimariden musikiye, dinî yaşam tarzından dünyevî geçim biçimlerine kadar hemen her alanda gözle görülür, elle tutulur hale gelmiştir. Bu nedenle kardeşlik köprülerimiz ebedî varlığımızın en köklü ve en değerli tarihî mirasları ve coğrafî kutsallarıdır. Bu uğurda hiçbir fedakârlıktan kaçınmadan, kültürel ortak değerlerimizi   yaşatmak için ilave çalışmalar yapılması gerekmektedir.