MEKÂNI ANLAMAK TEKNİK, DENEYİM, ALGI VE DİJİTAL KESİŞMELER
Serüven Yayınevi, Ankara, 2025
- Yayın Türü: Kitap / Araştırma Kitabı
- Basım Tarihi: 2025
- Yayınevi: Serüven Yayınevi
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Maltepe Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Mekân, yalnızca fiziksel bir biçim ya da geometrik bir organizasyon değil; bireyin duyusal algısıyla, belleğiyle, sosyal etkileşimleriyle ve dijital çağın getirdiği yeni deneyim biçimleriyle sürekli yeniden kurulan dinamik bir olgudur. Bu kitap, bu çok katmanlı yapıyı duymak, yaşamak, sürdürmek ve genişletmek bağlamlarında, farklı yönleriyle ele alan dört özgün çalışmayı bir araya getirerek, mimarlık kuramı ve pratiğine yeni tartışma zeminleri sunmayı hedeflemektedir. Kitabın birinci bölümü, mekânın işitsel boyutunu merkezine alarak, frekans tabanlı seslerin görsel dikkat ve algı üzerindeki etkilerini deneysel bir yaklaşımla incelemektedir. Çalışma, mimarlıkta sıklıkla ihmal edilen işitme duyusunun, mekânsal deneyimin kurgulanmasındaki rolünü vurgulamakta; görme ve işitme arasındaki etkileşim üzerinden mekânın çok duyulu doğasına ışık tutmaktadır. İkinci bölüm, sesin sosyal ve davranışsal yönlerine odaklanmaktadır. Üniversite yapılarında yürütülen alan araştırmaları aracılığıyla, katılımcıların görsel verilerden bağımsız olarak ses yoluyla mekânı nasıl algıladıkları “soundwalk” yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu bölümde, sesin yalnızca arka planda kalan bir unsur değil; yönlendirici, birleştirici ya da dışlayıcı işlevler üstlenebilen mimari bir araç olarak nasıl işlevselleştirilebileceği tartışılmaktadır. Üçüncü bölüm, mekânın sürdürülebilirlik bağlamındaki fiziksel ve çevresel boyutlarını ele almaktadır. İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde yer alan bir konut projesi örneği üzerinden, yerel malzeme kullanımı, topoğrafyayla uyum, pasif enerji stratejileri ve sosyal esneklik gibi sürdürülebilir tasarım ilkeleri değerlendirilmekte; mekânın sadece duyularla değil, çevresel etikle de kurulan bir ilişki biçimi olduğu vurgulanmaktadır. Dördüncü ve son bölüm, fiziksel mekân sınırlarının ötesine geçerek, dijital ortamlarda kurgulanan deneyimsel mekânları irdelemektedir. Sanal gerçeklik teknolojilerinin sunduğu görsel-işitsel bütünlük, kullanıcı etkileşimi ve anlatı kapasitesi üzerinden, dijital mekânların nasıl bir “yer duygusu” yaratabileceği tartışılmaktadır. Böylece mimarlık, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda algısal ve duygusal bağlar üzerinden yeniden düşünülmektedir. Mimarlığın yalnızca bir yapı üretim süreci değil; aynı zamanda anlam, deneyim ve kültürel bağlam üretme süreci olduğuna işaret ederken, mekânın farklı katmanlarını disiplinlerarası bir yaklaşımla tartışmaya açan bu derlemenin, mimarlık, çevresel psikoloji, medya çalışmaları ve deneyim tasarımı gibi alanlarda çalışan araştırmacılara, lisansüstü öğrencilere ve uygulayıcılara katkı sunması umulmaktadır. Çalışmanın ortaya çıkmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza, danışmanlarımıza ve alan katılımcılarımıza teşekkür ederiz. Kitabın, mekâna dair yeni sorular sormaya ve alternatif düşünme biçimlerini teşvik etmeye vesile olması en büyük dileğimizdir.