AFETLERDE İLK YARDIMIN TEMEL İLKELERİ VE ACİL DURUMÇANTASININ ÖNEMİ
MALTEPE ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU DİSİPLİNLERARASI AKADEMİ VE SEKTÖR ÇALIŞMALARI SEMPOZYUMU 2025, İstanbul, Türkiye, 8 - 09 Mayıs 2025, cilt.1, ss.68-70, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Cilt numarası: 1
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.68-70
- Maltepe Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Günümüzde artan afet riskleri karşısında, etkili ilk yardım uygulamaları ve doğru hazırlanmış acil durum çantalarının önemi her geçen gün daha fazla anlaşılmaktadır. Bu bildiri, afet durumlarında hayatta kalma stratejilerinin temelini oluşturan bu iki kritik unsuru disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele almakta ve 2023 Kahramanmaraş Depremi'nden elde edilen güncel saha verileri ışığında detaylı bir analiz sunmaktadır. Afetlerin ilk anlarında uygulanacak doğru müdahalelerin hayatta kalma oranları üzerindeki etkisi yapılan araştırmalarla açıkça ortaya konmuştur. Özellikle ilk 10 dakika olarak adlandırılan "altın dakikalar" içinde yapılacak bilinçli müdahaleler, hayatta kalma şansını %52'lere kadar çıkarabilmektedir. Bu süreçte ABC yaklaşımı (Airway-Hava yolu, Breathing-Solunum, Circulation-Dolaşım) temel alınarak yapılan uygulamalar, Kahramanmaraş Depremi verilerine göre %38'lik bir sağ kalım oranı sağlamıştır. Bu protokollerin gebelik, pediatrik vakalar, travma hastaları ve hipotermi gibi özel durumlarda nasıl adapte edilmesi gerektiği, sahadan alınan somut örneklerle desteklenerek açıklanmaktadır. Acil durum çantalarının stratejik önemi ise afet sonrası ilk 72 saatlik kritik süreçte daha da belirgin hale gelmektedir. Yapılan araştırmalar, düzenli olarak kontrol edilen ve standart malzemelerle donatılmış acil çantalara sahip bireylerin afetlerde %47 daha yüksek hayatta kalma şansına sahip olduğunu göstermektedir. Optimal bir acil durum çantasında mutlaka bulunması gereken malzemeler şunlardır: kişi başı günlük 4 litre olmak üzere 3 günlük su ihtiyacını karşılayacak miktarda içme suyu, yüksek enerjili ve uzun raf ömürlü gıdalar (enerji barları, konserveler, kurutulmuş meyveler), kapsamlı bir ilk yardım seti (steril gazlı bezler, çeşitli boyutlarda yara bandları, antiseptik solüsyonlar, elastik bandaj, termometre, makas, cımbız), aydınlatma ve iletişim araçları (şarj edilebilir LED fener, yedek piller, düdük, taşınabilir radyo), önemli evrakların fotokopileri (kimlikler, sigorta poliçeleri, reçeteler), kişisel hijyen malzemeleri (ıslak mendil, tuvalet kağıdı, sabun, diş fırçası/macunu) ve çeşitli diğer ekipmanlar (çok amaçlı çakı, kuru giysiler, uyku tulumu, eldiven, maske). Çantaların içeriğinin 6 ayda bir kontrol edilmesi, gıda maddelerinin son kullanma tarihlerinin gözden geçirilmesi, pillerin ve diğer elektronik ekipmanların çalışır durumda olup olmadığının test edilmesi ve mevsimsel ihtiyaçlara göre güncellenmesi gerekliliği özellikle vurgulanmaktadır.
Afet sonrası dönemde psikolojik ilk yardım uygulamaları da en az fiziksel müdahaleler kadar önem arz etmektedir. Yapılan çalışmalar, afetzedelerin yaklaşık %70'inin çeşitli düzeylerde psikolojik travma yaşadığını, %30'unda ise Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gelişebileceğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, afet hazırlık planlarında psikososyal destek mekanizmalarına da mutlaka yer verilmesi gerekmektedir. Özellikle ilk üç aylık dönemde çocuklar, yaşlılar, engelliler ve kronik hastalığı olan bireyler için özel destek programlarının oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Bu gruplara yönelik olarak geliştirilecek müdahale protokolleri, toplumun afet sonrası iyileşme sürecini hızlandıracaktır. Bu kapsamlı değerlendirme, afet yönetimi politikalarının geliştirilmesine önemli katkılar sunmaktadır. Bildirimiz, temel ilk yardım eğitimlerinin okul müfredatlarına dahil edilmesi, işyerlerinde yılda en az iki kez tatbikat yapılması, acil durum çantalarının içeriklerinin Türk Standartları Enstitüsü tarafından belirlenmesi gibi somut politika önerileri içermektedir. Ayrıca, mahalle bazlı afet gönüllü ağlarının oluşturulması, risk haritalarının halka açık şekilde paylaşılması ve yerel yönetimlerin hazırlık çalışmalarına aktif katılımının sağlanması gibi toplumsal öneriler de sunulmaktadır. Teknolojik alanda ise akıllı şehir uygulamalarına afet modüllerinin entegre edilmesi, yapay zeka destekli triyaj sistemlerinin geliştirilmesi ve drone ile ilk yardım malzemesi ulaştırma sistemlerinin kurulması gibi yenilikçi çözüm önerileri getirilmektedir. Disiplinlerarası bir yaklaşımla hazırlanan bu çalışma, akademi ve sektör işbirliğiyle geliştirilecek afet yönetimi stratejilerine ışık tutmayı amaçlamaktadır. Bildirimizde sunulan bulgular ve öneriler, afet risk yönetimi alanında çalışan politika yapıcılar, sağlık profesyonelleri, afet yönetimi uzmanları ve araştırmacılar için kanıta dayalı bir rehber niteliği taşımaktadır. Özellikle son dönemde yaşanan afet deneyimleri, bu tür çalışmaların önemini bir kez daha ortaya koymuştur.