Antropontolojinin ışığında Jean Baudrillard'ın tüketim toplumu insanı ve dünyası


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FERAY ŞAHAN

Danışman: BETÜL ÇOTUKSÖKEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yazılması amaçlanan bu tezde ana problem, bir düşünür, akademisyen, yazar olan Betül Çotuksöken'in felsefe literatürüne kazandırdığı yeni bir kavram, felsefi tutum ve disiplin olan antropontoloji ya da insan-varlıkbilgisi ışığında; bir düşünür, sosyolog, yazar olan Jean Baudrillard'ın tüketim toplumunda yaşayan insanı, onun düşünce ve yaşama dünyasında hangi belirlemeleri temele alarak konumlandırdığı ve tüketimi yaşamının âdeta merkezine koyan bu toplumun insanının nesnelerle kurduğu ilişki içindeki durumu ve duruşudur. Değerlerini yitiren tüketim toplumu insanı için iştahını kabartan, arzularını coşturan şeyler önem kazanmıştır ama kazandıklarıyla özne olma bilincini kaybetmiştir. Tüketim toplumu insanı, keyfiliği bir yana bırakıp, varolan sistemden ne umduğunu, ne bulduğunu, ne olduğunu kendisine sormalıdır. Belki de problemin kaynağını "özne"nin, "sözde özne"ye dönüşmesinde dahası "ben"in "biz"le bağının kopuşunda aramalıyız. Antropontoloji bu bağlamda önemlidir. Nesnelerin içinde bir nesne durumundaki tüketim toplumu insanı bilinç sahibi bir varlık olduğunu hatırlamalı, gerçek manada yaşamadığı gerilimin, çatışmanın ya da bunalımın ona kattıkları hakkında düşünmeye yeniden başlamalı, bireysel çerçevede düşünsel ve eylemsel hareket alanının neden ve niyet doğrultularındaki sınırları üzerinde düşünmeli ve öncelikle biyolojik, bu bağlamda doğanın bir parçası, önünde sonunda da toplum-tarih-kültür varlığı olduğunu unutmamalıdır. O halde burada öne çıkarılan temel varsayım, içinde bulunulan yeni durumdan, düşünme ediminin katkısıyla çıkılabileceğidir.