Oryantalizm: Coğrafi ayrımdan söylemsel ayrışmaya Türk düşünce hayatı örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CENAN ALKAN

Danışman: NURGÜN OKTİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Oryantalizm, Batı'nın Doğu üzerindeki söylemsel kurgusu üzerinden oluşturulan hakimiyeti anlamında kavramsallaştırılmıştır. Batı öncelikle kendi coğrafi sınırını belirleme anlamında Doğu ile arasına bir fark koymuş, sonrasında bu coğrafi farkı zihinsel, akılsal, davranışsal, ahlaksal vb. ayrılıklar üzerinde kurgulamıştır. Süreç içinde Batı'nın oluşturduğu kurgu değişerek Doğu'nun üzerinde kurduğu hakimiyetin bir aracı haline gelmiştir. Edward Said'in 1978'de yazdığı kitap oryantalizm açısından bir milat niteliğindedir. Batı'nın hegemonik söylemsel kurgusunun, sömürgeciliğini temellendirdiğini bize göstermiştir. Oryantalizmin araştırma nesnesi Doğu'dur. Doğu toplumlarını açıklama iddiasıyla yola çıkmış olan Batı entelektüelleri, bu incelemeleriyle kendilerini de şekillendirmişlerdir. Bu anlamda oryantalizm, Batı'nın fikirleri, tarzları, ilgileri ve eylemlerinin de tarihidir. Batı, hegemonik söylemsel oluşum sürecini önce dini ve edebi literatüründe gerçekleştirmiş, sonraları daha sistematik hale gelmiş, felsefe ve edebiyat gibi çeşitli bilim dallarında, resim ve müzik gibi sanat alanında görülürken, fotoğraf ve filmin icadıyla sinemada yaygın olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada oryantalizmin coğrafi ayrışmadan söylemsel ayrışmaya doğru giden süreci incelenmiş, bu anlamda edebiyat, felsefe, cinsellik ve sanat alanında stereotiplerin oluşumu literatür taraması yapılarak incelenmiştir. Bu bağlamda Oryantalizmi daha iyi anlayabilmek için Türkiye'deki aydınların Batı'nın Doğu'ya bakışı üzerine fikirlerini almak amacıyla görüşmeler yapılacaktır.