Spinoza'da etik ve siyaset felsefesinin ışığında temsili demokrasi sorunu


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ MEHMET TİMUÇİN

Danışman: AHU TUNÇEL ÖNKAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada temsili demokrasilerin olumsuz özelliklerine karşı Spinoza'nın siyaset anlayışı üzerinden ne gibi çözümler üretilebileceği tartışılmaktadır. Bu amaçla Spinoza'nın siyaset anlayışının seçilmesinin nedeni çağını aşan bir demokrasi anlayışı çerçevesinde bugünün "oy odaklı" siyasal yaşamına yeni yollar gösterebilmesindendir. Spinoza bir yandan Eski Yunandan gelen doğrudan demokrasi anlayışına yakın görünse de demokrasiyi salt bir yönetim biçimi olarak görmez. Spinoza, demokrasiyi insanların ortak uzlaşım kanallarını açabilecek bir anlayışla değerlendirir. Bu bağlamda Spinoza'nın önemi demokratik bir toplumda öncelikle saygı temelli bir çoğulcu bakışı oluşturabilecek bir siyaset anlayışına sahip olmasından gelir. Spinoza'da siyaset -Aristoteles'te olduğu gibi- ahlak temellidir. Birey kendi conatus'uyla (çabasıyla) insani olanaklarını keşfeder. Spinoza'nın conatus kavramı, kişinin kendini korumasına ilişkin olsa da toplumsal ve düşünsel bir etkinlikle bağlantısı içinde Spinoza'nın etiğini siyasetine kavuşturur. Conatus aynı zamanda belirlenimcilik-özgür istem çatışkısını aşıp özgürlüğe olanak sağlar. Spinoza'da özgür düşünce, boş inançları yıkıp bilimsel düşünceyi egemen kılan felsefi bilgiyle olası olabilir ve siyasal düzenin kalıcılığı buna bağlıdır. Anahtar Sözcükler: Spinoza'da temsili demokrasi, düşünce/ifade özgürlüğü,conatus, hoşgörü, boş inanç