Tekrarlayan yardımla üreme tedavisi başarısızlığı olan vakalarda sperm DAN hasarı ölçümünün ve testiküler sperm kullanımının prognostik değeri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, KLİNİK EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA EKİNCİ
Danışman: MEHMET CINCIK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yardımla üreme tekniklerinde tedavi başarısızlığında %40 erkek infertilitesi neden olarak bildirilmektedir. Tedavide prognostik değer olarak kılavuzlara girmiş temel sperm parametreleri yetersiz kalmakta ve erkek faktörü açısından yeni parametreler araştırılmaktadır. Güncel aday prognostik ölçüt ve araştırma konularından biriside sperm DNA hasarı, fragmantasyonu testidir. Amaç spermatogenez sırasında ve üreme fizyolojisinde uğranan sperm hasarın yüzdesel olarak tesbiti ve tedavi prognozundaki yerinin belirlenmesidir. Çalışmamızın amacı; subfertil erkekte sperm DNA hasarı oranına bakılarak, tedavi yönteminin bu bakış açısıyla değerlendirilmesi ve sperm faktörünün başarıya prognostik etkisinin gösterilmesidir. Hikayesinde yardımcı üreme tedavi başarısızlığı olup, diğer prognostik faktörleri (yaş, over rezervi, üreme fizyolojisi normal) ve erkek subfertil (total progresif motil sperm sayısı 5 milyon ve Kruger morfoloji %4'ün üzerinde olan) vakalarda sperm DNA hasarı, fragmantasyon testi uyguladık. Sperm DNA hasar oranı %15'in üzerinde olan 18 vakanın ilk sikluslarında ejekülat spermi kullanılmıştık ve mikroenjeksiyon sonrası fertilizasyonları normaldi. Ancak klinik gebelik negatif bu sikluslarını 1. grup olarak aldık ve ikinci grup olarak yeni sikluslarında ejekülat spermi yerine, testiküler spermatozooa kullandık. İki grup tedavi sürecini, fertilizasyon, klivaj olan embriyo oranı, embriyo morfoloji skoru ve implantasyon oranları, klinik gebelik ve canlı doğum oranına göre karşılaştırdık. Çalışmamızda grup 1 olarak adlandırdığımız tedavilerle, grup 2 olarak adlandırılan tedavilerimizin mikroenjeksiyon sonrası fertilizasyon ve klivaj olan embriyo oranında istatiksel bir farklılık gözlenmedi. Fakat grup 2'de gelişen embriyo morfoloji skoru ve implantasyon oranı grup 1'e göre istatiksel açıdan anlamlı olarak farklı yüksek bulunmuştur. Çalışmamızda önemle belirtmek istediğimiz durum; eve bebek götürme oranı %15 olarak gerçekleşen grup 2 tedavilerin, grup 1 tedavilere göre daha iyi embriyo gelişimi ve buna bağlı olarak implantasyon oranlarının anlamlı yüksek olduğunu vurgulamaktır. Anahtar Sözcükler: Sperm DNA Fragmantasyonu, Erkek İnfertilitesi, Açıklanamayan İnfertilite, Yardımla Üreme Teknikleri, Testiküler Sperm