Basın etiği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EDA ÜLGEN KAYA

Danışman: BETÜL ÇOTUKSÖKEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

20. yüzyıldan 21. yüzyıla geçiste, dünya dinamikleri hızla değismeye devam ediyor. Siyasal veekonomik alanda tanık olduğumuz değisim, yasamın her alanına sızarken, ulusların geleceğini dezaman zaman olumsuz yönde etkiliyor. Pek çok sorunla karsı karsıya kalan insanın içindebulunduğu bu sıkıntılı durum, gelecekte de yoğunlasmaya devam edecek gibi görünüyor. Bununbir sonucu olarak günümüz insanı, hemen her eylemini bir felsefeye dayandırma gereksinimiduyuyor. Bu bağlamda, etiğin son yıllardaki yükselisi ve meslek etiklerinin çoğalması, bir arayısındısavurumudur, görünümüdür diyebiliriz. Ne var ki etiğe yönelik bu ilginin, istenen sonucuverdiği gözlemlenemiyor. Bu noktada, meslek etikleri olarak karsımıza çıkan etikten nebeklendiğini, etik sözcüğünden tam olarak neyin anlasıldığını sorgulamak kaçınılmaz oluyor.Bu bağlamda, basın etiği baslığı altında toplanan bu çalısma; öncelikle, kavram olarak etiğin neolduğunu açık seçik hale getirme kaygısıyla ortaya çıkmıstır. Mesleki etik ilkeler incelendiğinde;bunların, bireylerin mesleki eylemlerine iliskin kural koyucu ilkeler olduğu görülür. Oysa, kimsebir kurala uymaya zorlanamaz ve her eylem kendi varlık kosulları içinde anlam kazanır.Dolayısıyla bu tür ilkeler, eylemleri doğru değerlendirebilmeyi engelleyebilir; eyleminbireyselliğini ve arkasındaki düsünceyi gözardı etme tehlikesini doğurabilir.Kitle iletisim araçları, çağımız insanının ayrılmaz bir parçası haline gelmistir. Bu araçlarıkullanarak insanları dünyada olup bitenlerden haberdar etme amacını tasıyan basın ise, ortayaçıkısından bu yana sorunlu bir alan olmustur. Dolayısıyla basının bir sorun odağı olması,günümüze özgü değildir. Ne var ki, değisen dünya dinamiklerinden ayrı düsünülemeyecek olanbasın, teknik gelismeyle birlikte dünya çapında etkili olmaya baslamıstır. Bilginin dünyaüzerindeki hızlı dolasımı; haberin gerçekliği, haberi üreten gazetecinin eylemini neyin belirlediğisorununu, daha da önemli hale getirir. Bu bağlamda, sorunun kaynağına inebilmek için önceliklekitle iletisiminin ne olduğu ve nasıl bir yapılanma içinde olduğu üzerinde durulmalıdır. Teoriktemel niteliğindeki bu asamadan sonra basın, etik sorun alanı olarak ele alınabilir.Dikkat edilecek olursa, bu noktada iki boyutlu bir sorun ile karsı karsıya olduğumuz görülür.Dünya sorunları, bireylerin yasarken ortaya koyduğu eylemleri de etkilemektedir. Bununsonucunda ortaya çıkan arayısın bir yönü de, günümüzde meslek etikleri olarak karsımızaçıkmaktadır. Bu çalısmanın dikkat çekmek istediği asıl nokta, çözüm arayısının bir sorun kaynağıhaline gelmis olmasıdır. Yapılması gerekene yönelik olarak da ortaya çıkan meslek etikleri, buamaca ulasamamaktadır. Bunun arkasında yatan baslıca nedenler, etik-ahlak ayırımının bilincindeolunmaması ve bu bağlamda etikten beklenenin, yaptırıma yönelik kurallar dizisi olusturmasıdır.Bu çalısmanın temel kaygısı da, meslek etikleri olarak karsımıza çıkan günümüz etiğinin; felsefibakıs açısından, felsefi etikten kopukluğunu vurgulamaktır. Bu bağlamda, dünya sorunlarına vedünyada olan bitene iliskin bilgimizin neredeyse tek kaynağı olan basını, bir sorun alanı olarakdoğru değerlendirmenin ve çözüm getirmenin gerekli ve yeterli kosulu; konuyu felsefi bakısaçısıyla ele almaktır diyebiliriz.