Heidegger ve lacan'da hakikat problemi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TÜLAY AYDIN
Danışman: DİLEK ARLI ÇİL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada öncelikle fenomenolojiyi ontolojik araştırması için bir metot olarak gören Heidegger'in, Varlık ve Zaman (1927) metninden yola çıkarak varlık ve hakikat anlamında kullandığı aletheia üzerine görüşlerine odaklanılmıştır. Bu kapsamda Heidegger'in, geleneksel metafizik kapsamında yer alan varlık, varolan, doğruluk ve hakikat gibi kavramlara karşı giriştiği destrüksiyonun ardından Dasein analizine dayanan fundamental ontolojisi incelemeye açılmıştır. Heidegger'in Dasein analizi üzerinden göstermeye çalıştığı varlık ve hakikat üzerine görüşleri, özellikle dil ve Hiç'in deneyimi olarak kaygı duygulanımı bağlamında ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, Freud'un ortaya koyduğu bilinçdışı teorisine ilişkin Lacan'ın getirdiği yorumlamaya yer verilmiş ve bu yorumlama aracılığıyla psikanaliz üzerine yürütülen çalışmaların felsefe, dilbilim ve antropolojiyle kurulan ilişkisi gösterilmiştir. Ardından Lacan'ın, bilinçdışının kurulumuna ilişkin belirlemeleri ele alınmış olup; dil ve Hiç üzerine görüşlerine yer verilmiştir. Heidegger'in Varlık'ın anlamı ve hakikat anlamlarında kullandığı aletheia ile Lacan'ın bilinçdışı bilgi ile kastettiği şey arasındaki farklılık üzerinden her iki düşünürün hakikate ulaşabilmeye haiz olmak açısından insana (Dasein ya da bölünmüş özne ifadeleriyle) verdikleri güç ve bunun yol açabileceği sorunlar tartışmaya açılmıştır. Son olarak Lacan'ın, özneye mutlak bir hakikate ulaşabilme imkânı yerine ancak öznel hakikatine ilişkin bilgiye ulaşma imkânı tanımasının, Heidegger'in Varlık ve Zaman'da ortaya koyduğu hakikat görüşünün problemli bulduğumuz yanlarına yapacağı katkı ile Varlık ve Zaman için yola çıkış amacını nasıl destekleyebileceği gösterilmeye çalışılmıştır.