Çift odacıklı kalp pillerinde ''search av'' modunun sol ventrikül longitudinal deformasyonu ve PRO-BNP değerleri üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ADEM YILMAZ
Danışman: MUSTAFA SERDAR YILMAZER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ Çift odacıklı kalp pili yerleştirilmiş olan hastalarda en önemli sakıncalarından biri, ventrikül uyarımının sağ ventrikül üzerinden olması ve bunun yarattığı iyatrojenik sol dal bloğudur. Sol dal bloğunun yarattığı asenkron kasılma, sol ventrikül performansını belirgin derecede bozmaktadır. Son yıllarda bu olumsuzluğun önüne geçmek amacıyla, kalıcı çift odacıklı kalp pillerinde hastanın kendi ventriküler depolarizasyonunu öne çekmek amacıyla "Search AV" benzeri seçenekler geliştirilmiştir. Bu seçenekte hastaların atriyoventriküler delay değeri progresif olarak uzatılmakta ve spontan ventriküler depolarizasyon olması beklenmektedir. Bu çalışmanın birincil amacı, "Search AV" opsiyonu açılarak hastanın kendi ventriküler depolarizasyonu daha fazla öne çıkararak, yeni ekokardiyografik modalitelerden olan speckle tracking ekokardiyografi (STE)' ye dayalı Automated Function Imaging(AFI) yöntemiyle sol ventriküler longitudinal deformasyon değerinin düzelip düzelmeyeceğinin değerlendirilmesidir. İkincil amaç ise, "Search AV" opsiyonun açılmasının, sol ventrikül yetersizliğini gösteren serum ProBNP değeri seviyeleri üzerine etkisini değerlendirmektir. MATERYAL VE METOD Çalışma için değerlendirilen toplam 30 hastanın 25' i çalışmaya dahil edildi. Çalışma Cross-Over (çapraz) olarak tasarlanmıştır.Sıfır ( 0 ) zaman noktası tüm hastalarda temel ekokardiyografik, temel pacemaker kontrolü ve ''search AV'' fonksiyonunun kapatıldığı an olarak belirlendi. Bu noktadan sonra tüm hastalar çalışmaya randomize edildi. 4 hafta sonra klinikte kalp pili kontrolü, STE'ye dayalı AFI (Automated Functional Imaging) ile sol ventrikül longitudinal deformasyon (strain) analizi yapıldı ve birinci ay ProBNP değerine bakıldı. Daha sonra DDD kalıcı kalp pilindeki "Search AV" fonksiyonu açıldı. 4 hafta sonra ikinci kez pil kontrolü, STE'ye dayalı AFI ile sol ventrikül longitudinal strain analizi yapıldı ve ikinci ay ProBNP değerine bakıldı. Tüm ekokardiyografik ölçümler ve değerlendirmeler Echopac programı ile tekrar analiz edildi. BULGULAR Search AV fonksiyonu açık ve kapalı olduğunda 5 boşluk AFI(p değeri=0,108) ve 2 boşluk AFI(p değeri=0,108) 1. ve 2. ay değerleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark olmadığı, 4 boşluk(p değeri=0,015) ve global AFI(p değeri=0,043) 1. ve 2.ay değerleri arasında ise istatistiksel açıdan anlamlı fark olduğu tespit edildi. 1.ay Pro-BNP ortalama değeri 320,767 (±284,34) iken 2.ay Pro-BNP ortalama değeri 295,312 (±240,15) idi. 1.ay ve 2.ay Pro-BNP ortalama değerleri arasında istatistiksel açıdan (p değeri=0,048) anlamlı farklılık mevcuttu. Altgrup analizlerine bakıldığında 2. ay sonunda sağ ventrikül pace oranı için kestirim değeri % 40 olarak alındığında, ventrikül pace oranı % 40 ve altında olanlarda ventrikül pace oranı %40 üzerinde olan gruba göre ProBNP düşüşü daha fazla olmuştur (p değeri=0,001). AFI değerlerine bakıldığında ise 2. ayın sonunda düşüş miktarı anlamlı olarak saptanmamıştır (p değeri=0,189). Ancak sağ ventrikül pace oranı için kestirim değeri % 30 ve altı alındığında sol ventrikül fonksiyonlarının göstergesi olan AFI değerinde anlamlı yükselme(p değeri=0,031) ve ProBNP değerinde istatistiksel olarak belirgin bir azalma(p değeri=0,027) görülmüştür. SONUÇ Kalıcı kalp pili implantasyonu çoğu zaman hayat kurtarıcı olmaktadır. Ayrıca hasta sinüs sendromu veya intermittant AV blok gibi hastalarda hayat kalitesinde belirgin derecede düzelme sağlamaktadır. Özellkle bu hasta grubunda sağ ventrikül pace oranını olabildiğince düşürücek algoritmalar kullanılmalıdır. Bu algoritmaların ayarlanması sırasında hedef sağ ventriküler pace oranının % 40 değil de % 30 ve altı olmasının kardiyak fonksiyonlara olumlu etki gösterdiği saptanmıştır.