İstanbul Boğazı dolgu zemininde inşa edilen anıtsal yapılarda yapı-zemin ilişkisi ve koruma yöntemleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMİNE ARSLAN

Danışman: İLTER BÜYÜKDIĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İstanbul Boğazı Dolgu Zemininde İnşa Edilen Anıtsal Yapılarda Yapı-Zemin İlişkisi ve Koruma Yöntemleri adlı tez kapsamında birinci bölümünde giriş, tezin amacı, kapsamı ve yöntemi ele alındı. İkinci bölümde zemin oluşumu ve İstanbul Boğazı bulda meydana gelmiş tarihi depremlerin anıtsal yapılarda meydana getirebileceği etkiler incelendi. Dördüncü bölümde zeminden kaynaklanan problemler araştırıldı. Beşinci bölümde İstanbul Boğazı coğrafi oluşum süreci ve tarihsel gelişimi detaylı olarak incelendi. Altıncı bölümde İstanbulda, başka bölgelerde yer alan tarihi yapılardan birkaç tanesi daha araştırılarak temelleri incelendi. Yedinci bölümde Boğaz?da özellikle akarsuların bulunduğu bölgelerde alüvyon dolgu zeminlerin bulunduğunu, deniz suyunun da etkisiyle yer altı su seviyesinin yüksek olduğu ve zeminin muhtevası olan malzemelerin özelliklerinden kaynaklı zayıf zemin oldukları saptandı. Bu alüvyon dolgu zemin üzerinde düz alanlar elde etmek amacıyla yapay dolguların da eklenmesiyle taşıma gücü düşük, problemli zeminler elde edildiği saptandı. Bu kötü zeminler üzerine inşa edilmiş çok önemli iki tarihi yapı ayrıntılı bir şekilde araştırıldı. Dolmabahçe Sarayı ve Küçüksu Kasrının özellikle zeminleri ile ilgili yapılmış restorasyon çalışmaları incelendi. Bu incelemeler sonunda değerlendirme yapıldı. Bu zeminlerde ana kayaya (sağlam zemin) ulaşmanın önemi anlaşıldı. Sonuç kısmında ise araştırma konusu olan yapıların jeofizik yöntemlerle zemin özelliklerini belirleyerek, zemin yapısına ve topografyaya uygun temel seçiminin önemi vurgulandı. Uygulanan temel sisteminin yetersiz kalması durumunda ise temel güçlendirmelerinin gerekliliği ortaya kondu. Teknolojinin hızla geliştiği bu dönemde tarihi geçmişi olan kültür varlıklarının ve Boğaz?ın mimari karakterini tam anlamıyla bize yansıtan bu eserleri kaybetmemek adına çalışmalar sürdürülmelidir. Anahtar Kelimeler: Boğaziçi, dolgu zemin, İstanbul, koruma, kültür varlığı