Preoperatif oral karbonhidratlı sıvıların kontrollü hipotansiyon üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: M. SELMAN SÖĞÜT

Danışman: SELÇUK ŞİMŞEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: 1946 yılında Mendelson tarafından anestezi sırasında aspirasyon pnömonisi riskinin ortaya konmasından bu yana, genel anestezi gereken cerrahilerden 6 saat önce oral alımın kesilmesi rutin bir uygulama haline gelmiştir. Aspirasyon pnömonisi açısından faydalı olmasına karşılık, zaman içerisinde açlığın cerrahi sırasında ve sonrasında olumsuz etkileri olduğu saptanmıştır. Operasyondan iki saat önce karbonhidratlı sıvılar verilerek bu etkilerin azaltılabileceğinin kanıtlanmasıyla, henüz yaygın olarak uygulanmasa da bu yöntem guidelinelarda yerini almıştır. Preop karbonhidratlı sıvı verilmesinin bir faydası da cerrahiye stres yanıtı azaltmasıdır. Cerrahiye stres yanıtın bir parçası olan sempatik sinir sistemi aktivasyonunun da bu yöntemle azalıp azalmadığı kesin değildir. Sempatik sinir sistemi aktivasyonunun baskılanmasının önem taşıdığı kontrollü hipotansiyon uygulamalarında, bu yöntem, kontrollü hipotansiyon için gereken ilaç miktarını azaltma potansiyeline sahiptir. Amaç: Bu çalışmada, kontrollü hipotansiyon uygulanacak hastalara, operasyondan 2 saat önce karbonhidratlı bir içecek vererek, kontrollü hipotansiyon için gereken Remifentanil miktarında bir azalma sağlanıp sağlanamayacağını araştırdık. Yöntem: Kontrollü hipotansiyon uygulanması gereken bir Kulak Burun Boğaz Cerrahisi operasyonu yapılacak 40 hasta, 20 kişilik iki gruba ayırıldı. Deney grubuna, operasyondan iki saat önce, %10 dekstroz içeren 400ml?lik bir içecek verildi. Kontrol grubu geleneksel uygulamadaki şekliyle, önceki gece 12?den itibaren aç bırakıldı. Her iki gruptaki hastalara, operasyon boyunca, ortalama arter basıncını operasyon öncesi değerinden %30 aşağıya ve minimum 50mmHg seviyesine düşürecek şekilde, 0,02mcg/kg/dk ile 0,5mcg/kg/dk arasında bir hızda Remifentanil infüzyonu yapıldı. Hastaların operasyon boyunca aldığı ortalama Remifentanil dozu yine mcg/kg/dk olarak kaydedildi. Bulgular: Gruplar arasında, yaş, cinsiyet, preop ortalama arter basıncı ve ameliyat süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p değerleri sırasıyla 0,604 ? 0,845 ? 0,776 ? 0,183). Ortalama Remifentanil dozu açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Deney grubu ortalaması 0,21mcg/kg/dk (Standart sapma: 0,05), kontrol grubu ortalaması 0,18mcg/kg/dk (Standart sapma: 0,02) bulundu. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p= 0,083 - %95 Conf int) Sonuç: Preop karbonhidratlı sıvı verilmesi, açlıkla kıyaslandığında, kontrollü hipotansiyon için kullanılan Remifentanil miktarını azaltmamaktadır.