Küresel iklim krizinde sektörel yeşil dönüşüm: Türk lojistik sektörü için bir model önerisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, ULUSLARARASI TİCARET VE LOJİSTİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMRE İPEKÇİ

Danışman: MEHMET TANYAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yerküreyi ve üzerinde yaşayan tüm canlıları olumsuz etkileyen küresel iklim değişikliğinin en büyük nedenlerinden biri fosil yakıt kullanımıdır. Günümüzde lojistik sistemlerin ihtiyaç duyduğu enerjinin üretimi de çok büyük bir oranla fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. Bu durum lojistik sistemlerin küresel ısınma üzerinde önemli bir paya sahip olmasına neden olmaktadır. Son yıllarda yerkürenin artan sıcaklık ortalamaları ve küresel ısınmanın gözle görülen etkileri devletleri karbon salınımının etkilerini azaltmaya yönelik tedbirler almaya zorlamıştır. Bu amaçla sektörlerin enerji kullanımını azaltmayı hedefleyen politikaların önemi gün geçtikçe artmaktadır. Türkiye konumu itibariyle küresel iklim değişikliğinden en çok etkilenen ve gelecekte de en fazla etkilenmesi beklenen ülkeler arasındadır. Ayrıca ticaretinin büyük bir kısmını Avrupa Birliği ile yapmaktadır. Bu nedenle Avrupa Birliğinin Yeşil Mutabakatında koymuş olduğu 2050 yılı net sıfır emisyonu hedeflerine paralel politikaların benimsenmesi önemlidir. Avrupa Birliği Komisyonu, Yeşil Avrupa Mutabakatı ile 2050 yılına gelindiğinde karbon nötr olmak amacıyla birçok farklı hedef ortaya koymuştur. Bu amaçla hem Avrupa Birliği genelinde hem de ülkeler özelinde çeşitli politikalar uygulanmaktadır. Bu tezin amacı Türk lojistik sektörünün çevreci dönüşüm sürecinde her bir taşıma modu için referans olabilecek bir model ortaya koymaktır. Bu amaçla ilk aşamada birlik genelinde karbon salınımında etkin olan ülkeler Veri Zarflama Analizi yöntemiyle incelenmiştir. Almanya, Fransa, Estonya, Hollanda ve İtalya tüm taşıma modlarında kurulan modellerde en fazla etkin çıkan ülkeler olmuştur. Ayrıca demiryolu taşımacılığı en fazla sayıda ülkenin etkin bulunduğu taşıma modu olmuştur. Akademik yazında yapılan taramalar ile etkin olan ülkeleri öne çıkaran uygulamalar belirlenmiştir. Bu uygulamaların hangilerinin Türkiye için önceliklendirilmesi gerektiği ise sektör profesyonelleri ile yapılan görüşmelerle içerik analizi yöntemiyle elde edilmiştir. Elde edilen bulgular, her bir taşımacılık modu için farklı uygulamaların önceliklendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bununla birlikte, lojistik merkez ve demiryolu yatırımlarının arttırılmasının tüm sistem genelinde emisyonları azaltacağı görülmüştür. Ayrıca, kamu tarafından ortaya konan hedeflere ulaşabilmek için gereken kanuni düzenlemelerin yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Çevreci dönüşüm için hayata geçmesi gereken birçok uygulamada, kamu otoritesinin teşvik mekanizmasının ve denetleyici rolünün önemi de görülmektedir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, politika yapıcılara ve çevreci dönüşüm sağlamak isteyen işletmelere yol gösterici olabilir.