Felsefi Değer Bilgisinin Mimarlıktaki Yeri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA NUR ERŞAHİN SOLTEKİN
Danışman: İOANA KUÇURADİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:21. yüzyıl Türkiye'sindeki mimarlığın durumu, özellikle 6 Şubat 2023 tarihli depremlerde karşılaşılan bilançonun ağırlığı, mimarlığın nasıl bir etkinlik olduğunun sorgulanmasını zorunlu kılmıştır. Böyle durumlar "malumun ilânı" olmakta; en yalın şekliyle, insanları çevresel koşullardan korumak amacıyla mekân yaratma işi olan mimarlığın, temel amacını yerine getiremediğini göstermektedir. Mimarlığa işlevini yeniden kazandırmanın yolu ise, ortaya koyduğu bilgilerle yaşam sorunlarının görülmesini mümkün kılan felsefeden geçmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde, felsefe ile mimarlık arasındaki ilişkinin izleri felsefe tarihi boyunca sürülmüştür. Klasik felsefede, Skolastik felsefede, Modern felsefede ve 20. yüzyıl felsefesinde mimarlığın nasıl bir yer edindiği araştırılmış; Platon, Aristoteles, Kant, Schopenhauer, Hartmann, Heidegger ve Wittgenstein'ın mimarlık anlayışları ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, mimarlıktaki yaşam sorunlarına kavramsal bir açıklık kazandırılması hedeflenmiştir. İçeriği değer bilgisiyle aydınlatılmış bir "yaşam sorunu" kavramına dayanarak; yaşam sorunlarının ortaya çıktığı insanlararası ilişkiler, bu sorunların çözülmesinde rol oynayan "etik eylem" kavramı, böyle eylemlere duyulan ihtiyacı gösteren dünya sorunları ve bunların insan haklarıyla olan ilgisi incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise, mimarlığa tür olarak insan, birey ve kişi perspektiflerinden bakılarak, mimarın içinde bulunduğu insanlararası ilişkiler ele alınmıştır. Bu doğrultuda, bu ilişkilerde kendisini gösteren sorunlar saptanmış, bu saptamalardan hareketle nasıl bir mimarlık yapma tarzına ihtiyaç duyulduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tür olarak insan perspektifinden mimarın tarihsel ilişkisinde, "mimarlıkta '-izm'ler" şeklinde kendisini gösteren, yaratmayla ilgili sorunların giderilmesi, mimarlığı bir kişi-üstü değer olarak; birey perspektifinden mimarın toplumsal ilişkisinde, "mimarlıkta insan hakları ihlalleri" şeklinde kendisini gösteren, inşa etmeyle ilgili sorunların giderilmesi, mimarlığı bir kamu hizmeti olarak; kişi perspektifinden mimarın etik ilişkisinde, "mimarlıkta çıkarlar ve değer yargıları" şeklinde kendisini gösteren, değerlendirmeyle ilgili sorunların giderilmesi de, mimarlığı bir "borçluluk" olarak görmeyi sağlar. Söz konusu olan bu üç perspektif, mimarlık etkinliğinin yapısının çözümlenmesini mümkün kılmıştır. Böylece bir insansal etkinlik olarak mimarlığın değerlendirme –anlama, değerini belirleme, değerliliğini belirleme–, yaratma –imgeleme, tasarlama, projelendirme, sınama– ve inşa etme olmak üzere üç adımda ortaya konulduğu sonucuna ulaşılmıştır.