Fibromiyalji sendromu tanısı almış kadınların tedavisinde bütünleyici travma tedavi modelinin (RITMM) karma yöntem ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURCU GÖKTAŞ
Danışman: HAVVA ÖZDEN BADEMCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dr. Karol Darsa'nın geliştirmiş olduğu Bütünleyici Travma Terapi Modeli (RITTM); Gestalt Terapi, EMDR, Somatik Deneyimleme, Göz Noktası, Sensorimotor Psikoterapi modellerinin entegrasyonu ile oluşturulmuş bir modeldir. Fibromiyalji Sendromu (FMS), psikosomatik bir rahatsızlık olarak değerlendirilmektedir. Araştırma, karma desen yöntemi ile RITTM desteği almış FMS katılımcılarının deneyimlerini değerlendirmektedir. Bu araştırmada, Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon bölümüne başvurmuş ve FMS tanısı almış 4 kadın RITTM ile desteklenmiştir. Araştırmalarda, FMS'nin; depresyon, anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ile bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Katılımcıların, RITTM deneyimleri değerlendirilirken, depresyon, anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu değerleri, müdahale öncesi ve sonrasında uygulanan; Beck Anksiyete Ölçeği, Beck Depresyon Envanteri ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kontrol Listesi (PLC-C) ile ölçülmüştür. Ölçeklerden elde edilen veriler, Wilcoxon işaretli sıralar testi ile analiz edilmiştir. Müdahale sonrası gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerden elde edilen nitel veriler, fenomenolojik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Katılımcılara RITTM, 60 dakikalık ardışık seanslar ile 10 hafta boyunca uygulanmıştır. 4 kadın katılımcı ile gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerin analizleri sonucunda; "Ayrışmadan Bütünleşmeye, hayır diyebilmek ve bedensel ağrıların şiddetinde azalma: 'artık'" ana temalarına ve bu temalara ait alt temalara ulaşılmıştır. Katılımcıların duygularını keşfettikçe ağrılarını yönetebildikleri, ağrı deneyimlerine dair farkındalıklarının arttığı ve bedenleriyle bağlantı kurabilmeye başladıkları görülmüştür. Müdahale öncesinde, esnasında ve sonrasında uygulanan VAS ölçeği aracılığı ile toplanan veriler, katılımcının deneyimlediği ağrının düşüş gösterdiğini nicel olarak göstermiştir. Nitel bulgularda bulunan katılımcı ifadelerinde de ağrı üzerinde deneyimlenen düşüş ifade edilmiştir. Müdahale öncesinde ve sonrasında uygulanan ölçeklerden elde edilen nicel bulgular, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete ve depresyon düzeylerinin RITTM müdahalesi ile birlikte düşüş gösterdiğini fakat bu düşüşün istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş olmadığını göstermektedir. Nitel ve nicel analizler sonucunda, FMS hastalarının travmatik deneyimlerinin, beden ağrıları ile ilişkili olabileceğine dair bulgular elde edilmiştir. Bulgular dikkate alınarak, FMS tedavi sürecine bütünleyici olan ve bedeni merkeze alan RITTM modelinin entegre edilmesi önerilmektedir.