Sinemada görüntü yönetmeninin evrimi
Tezin Türü: Sanatta Yeterlik
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, GÜZEL SANATLAR ANASANAT DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YUSUF ASLANYÜREK
Danışman: CELAL OKTAY YALIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sinema, hareketli fotoğraf olarak doğmuştur. Sonraları sessiz tiyatroya dönüşmüş ve nihayet kendi diline sahip olmuştur. Kendi diline sahip oldu olalı yaşanan gelişmeler, sinemanın kendi estetiği üzerinden yani sinematografisi üzerinden ele alınmıştır. Kameramansa, aynı zamanda makinist ve mühendis olarak ortaya çıkmıştır. Kameraman kamera ve aksesuarlarını tasarlar, çekimini yapar, kendi banyosunda kendi formülüyle filmi yıkar ve projeksiyonu kullanarak gösterimini yapardı. Bugün de geçmişteki gibi 'Biograph' ve sonradan açılan özel çekim şirketleri hariç bütün kameramanlar kendi ekipmanlarının sahibiydi ve çoğunlukla çektikleri eserin yapımcısıydılar. Sovyet Devrimi ve Hollywood'un keşfine kadar bu sistem böyle devam etmiştir. Hollywood'dan sonra bile teknik olanakları geliştiren ve film çekimlerinde kullananlar da kameramanlardı. Yönetmen anlayışı, yirminci yüzyılın başlarında öykü yazarı ve oyuncuyu yönetmekten ibaret iken, kameranın nereye konulacağına, hangi açıdan neyi çekeceğine karar verenler sadece kameramanlardı. Yönetmen, özellikle Avrupa ülkelerinde 1940'lardan sonra merkezi bir yönetici haline gelmişse de kameramanlar dijital devrime kadar ikinci adam olarak görülmeye devam etmiştir. Bunun başlıca sebebi sanat bilgisinin yanı sıra optik, ışık ve kimya bilgisinin onu diğer tüm departmanlardan ayırmış olmasıdır. Örneğin laboratuvarların yaygınlaştığı 1930'lara kadar her kamera üreticisinin kendi tankları vardı. Filmler, buralarda yapılan pozlamaya göre görüntü yönetmeni tarafından yıkanıp kurutulurdu. Çünkü o dönemin pozitif baskı makinasında pozlama düzeltmeye yarayan diyagramlar yoktu. Yapılan pozlama direkt olarak pozitife basılıyordu. Bu durum ise o dönemde kameramanı kritik bir departman haline getirmiştir. Zaman içerisinde görevleri, esere katkıları ve hatta unvanları değişse de teknik bilgileri ve kameramanlıktan gelmiş olmaları bir kambur gibi kalmıştır. Bu durum birçok ülkede onların yaratıcı kimliğinin sorgulanmamasına neden olmuştur. Kameramanların sanatçı kişiliği göz ardı edilmiştir. Bu durum özellikle bu ülkelerde görüntü yönetmenlerinin kendilerini teknik ekip şefi olarak görmelerine neden olmuştur. Sinemada ilk telif hakkı sahipleri müzisyenlerdi, çünkü Müzik sinemanın kendisinden çok daha eski ve organizasyon olarak dünya çapında oturmuştu. Yapılan çalışmada görüntü yönetmenliğinin zaman içinde değişimiyle sinematografinin evrimi koşut olarak ele alınmıştır. Sinematografinin sorumluluğunu yüklenen görüntü yönetmeninin çalıştığı coğrafyaya göre koşullarının farklılaştığı ve henüz meslek tanımının evrenselleşmediği sonuçlarına ulaşılmıştır.