Çağdaşlaşma sürecinde İstanbul'daki kasırların karşılaştırmalı mekansal analizi; Ihlamur Kasrı örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İÇ MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SENA BÜYÜKBAKKAL
Danışman: BELİS ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:'Batı etkisi' kavramı Batı kültürünün, düşünce yapısının, yaşam biçimlerinin ve değerlerinin diğer coğrafyalarda benimsenmesi ve uygulanması olarak bilinmektedir. Modernleşme, çağdaşlaşma ve ekonomik sistemler gibi kelimeler Batı etkisi kavramıyla örtüşmektedir. 19. yüzyıl, Osmanlı Devleti'nin batılı devletlerin etkisi altında kaldığı; askeri, ekonomik ve sosyo- kültürel alanlardaki geri kalmışlığını toparlama çabasına girdiği bir dönemdir. Batılı devletlerin ilerlemelerini gözlemlemeleri için görevlendirilen elçilerin gözlemleri sonucunda Osmanlı Devleti'nde diğer alanlarda olduğu gibi mimari alanlarda da önemli değişikliklere gidilmiş, bu değişim yapılarda form ve üslup çeşitliliği olarak görülmüştür. Bu form ve üslup çeşitliliği ilk olarak saray, kasır ve köşk yapılarında görülürken; Kağıthane- Haliç bölgesinde 1722- 1730 yılları arasında bulunan Sâdâbâd Kasrı, Batıya gönderilen ilk elçilerden biri olan Yirmi Sekiz Mehmet Efendi'nin Paris ziyareti sonrası etkilendiği Versailles Sarayı planlarından örnek alınarak yapılmıştır. Çalışmaya konu olarak seçilen Ihlamur Kasırları, İstanbul Boğazı'nın Avrupa yakasında yer alan, Sultan'a ait yapılar olarak bilinen; dinlenme, avlanma ve biniş amacıyla kullanılan aynı zamanda devlet erkânın da ağırlandığı mekânlardan biridir. Osmanlı'nın Batı'ya ayak uydurma çabalarının sonucu yabancı mimarların Osmanlı Devleti'nde görülmesidir. Bu doğrultuda Ihlamur Kasırlarının cephe tasarımında görülen yoğun süslemeler yabancı mimarlar tarafından yapılmış bunun içinde Balyan Ailesi'nden Nigoğos Balyan görevlendirilmiştir. vi Ihlamur Kasırlarının bulunduğu arazide çağdaşlaşma süreci öncesinde Neoklasik üsluplu bir köşk bulunurken, Barok, Rokoko ve Ampir üsluplarının mimariye girişi ile kasırlar Eklektik (karma) üslupla yeniden inşa edilmiştir. Batı kültürünün etkisinde kalan Osmanlı Devleti'ndeki değişiklikler, cephe ve iç mekân tasarımlarında kendini göstermektedir. Bu yapıları diğer örneklerden ayıran fark, cephe tasarımında kullanılan süslemelerde Batılı üslupların yoğun olarak kullanılmasıdır. Kasırların planlanmasında geleneksel Osmanlı Türk evi plan tipi korunmuş, iç sofalı plan (karnıyarık) formuna sadık kalınmıştır. Bundan dolayı Ihlamur Kasırları Osmanlı- Batı sentezini gösteren, karma bir izlenimi ön plana çıkaran önemli bir eserdir. Yapıların iç mekânları gözlemlendiğinde renk, doku ve teknik bakımından yapılar kullanım amaçlarına göre tasarlanmıştır. İç mekânda kullanılan ayna nesnesi, lacivert rengin baskın kullanımı, bitkisel süslemeler, altın varak kullanımı ve sofa merkezli planlamalar yapıların ayırt edici arasında yer almaktadır. Bu tez çalışmasının amacı İstanbul bulunan saray, kasır ve köşk yapılarını görsel ve yazılı arşiv araştırmaları aracılığıyla incelemek ve değerlendirmek, dönemin mimari üsluplarının rolünü belirlemek ve kasır yapılarının Ihlamur Kasırları üzerinden mekân analizlerini yaparak yapıyı incelemektir.