Dijital Platformlar ile Geleneksel TV Yayıncılığında Anlatı Yapısı: Dizi Programlar Örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İREM ÇAKALLI
Danışman: Mustafa Kara
Özet:
ÖZET
DİJİTAL
PLATFORMLAR İLE GELENEKSEL TV YAYINCILIĞINDA ANLATI YAPISI: TV DİZİ PROGRAMLARI
ÖRNEĞİ
İrem Çakallı
Yüksek Lisans Tezi
Radyo, Televizyon ve Sinema Anabilim Dalı
Radyo, Televizyon ve Sinema Tezli Yüksek Lisans Programı
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kara
Maltepe Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026
Bu
araştırma, dijital platform yayıncılığı ile geleneksel televizyon
yayıncılığının dizi anlatılarını nasıl biçimlendirdiğini; dijital platform
anlatısını temsil eden Big Little Lies ile geleneksel televizyon
anlatısını temsil eden Ufak Tefek Cinayetler üzerinden karşılaştırmalı
olarak incelemektedir. Çalışmanın temel problemi, dijitalleşmeyle birlikte dizi
anlatılarında gözlenen dönüşümün mecraya bağlı üretim koşulları, bölüm süreleri
ve izleme düzeniyle nasıl ilişkilendiğini açıklamaktır. Araştırma nitel araştırma
yaklaşımıyla yürütülmüş; nitel içerik analizi ile anlatı çözümlemesi birlikte
kullanılmıştır. İnceleme kapsamında Big Little Lies dizisinin
birinci sezon ilk yedi bölümü ile Ufak Tefek Cinayetler dizisinin
birinci sezon ilk on üç bölümü izlenmiş; sahne notları ortak ölçütler
doğrultusunda sınıflandırılarak yorumlanmıştır. Çözümleme sonucunda dijital
platform anlatısının kısa bölüm yapısı ve sezon bütünlüğü sayesinde daha yoğun
ve sıkı örülmüş bir dramatik yapı kurduğu; geleneksel televizyon anlatısının
ise uzun bölüm süreleri ve haftalık yayın düzeni nedeniyle anlatıyı genişleten,
alt hikâyeleri çoğaltan ve gerilimi daha uzun zamana yayan bir yapı ürettiği
tespit edilmiştir. Dijital platform dizisinde gerilim daha çok psikolojik
yoğunluk üzerinden kurulurken, geleneksel televizyon dizisinde gerilim; tekrar
eden yüzleşmeler, entrika ve ilişkisel çatışmalarla süreklileştirilmektedir.
Bulgular, mecranın yalnızca içeriğin taşıyıcısı olmadığını; anlatı kurma
biçimini, bilgi dağıtımını ve tematik/ideolojik vurguları da belirleyen kurucu
bir unsur işlevi gördüğünü ortaya koymaktadır.