Bilinç-kimlik etkileşiminin nörofelsefe açısından temellendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURÇAK ÖZKAN
Danışman: ZEKİYE KUTLUSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bilinç ve kimlik arasında tersinir ve birbirini yapılandıran, dönüştüren bir ilişki bulunmaktadır. Bilinç, beyin başta olmak üzere sinir sisteminden kaynaklandığı için, öncelikle biyolojik ve genetik, sonrasında (nöro)anatomik, (nöro)fizyolojik yapı ve işlevler bağlamında ortaya çıkmaktadır. Beyin ve bilinç, bu asli özelliklere ek olarak bütünleşik bir biçimde genetik ve çevresel belirlenimler altındadır. Bilincin bu yapısal niteliği, beyin-bilinç bağlantılı tüm bilimsel araştırma ve felsefi soruşturmalarda sayılan unsurların bir arada değerlendirilmesini zorunlu kılar. Bu çerçevede beynin oldukça önemli bir özelliği olarak öne çıkan plastisitenin yol açtığı değişebilirlik, bütünüyle bilinç-kimlik etkileşimine de yansır. Tüm bunlardan dolayı, bu etkileşimin, biyolojik-çevresel, bireysel-toplumsal, tepkisel-rasyonel vb. gerilimlerle tanımlanan çok katmanlı bir yapılanma sergilediği netlik kazanır. Bilinç-kimlik etkileşiminin nörofelsefi açıdan temellendirilmeye girişildiği bu çalışmada, davranışçı-bilişsel sinirbilimin bulgularından faydalanmanın kaçınılmazlığı, plastisiteyi söz konusu etkileşimin merkezinde konumlanan bir olanak olarak görüp özgürlüğü bu olanakla ilişkilendirmenin gerekliliği gibi kimi saptamalar yapılırken, doğru yönetilmesinin koşullarının araştırıldığı plastisitenin, olumsuz yapılanmasından doğabilecek sorunlara çözüm önerileri de getirilmeye çalışılmaktadır. Dahası, bilinç-kimlik etkileşiminin, felsefe tarihinde, davranışçı-bilişsel sinirbilim yaklaşımından hareket eden nörofelsefi bir kavrayışla soruşturulmasına yönelinmektedir. Çalışmanın kapsamının genişletilmesi durumunda, etik, siyaset, sanat ve eğitim gibi alanlardaki açılımlarıyla disiplinlerarası tartışmalara önemli katkılarda bulunabileceği ve yaşanmakta olan kimi sorunların çözümlenmesi çabalarına, bu sorunların yeni bakış açılarıyla tanımlanarak soruşturulması bakımından destek olabileceği düşünülmektedir.