Unamuno ve Scheler'de trajik kavramı
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EDA ÜLGEN KAYA
Danışman: İOANA KUÇURADİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezde üzerinde durulan ana konu, 'trajik'tir. Esasında felsefe tarihinde Aristoteles'ten bu yana üzerinde durulan bir konudur trajik. Gerçi Aristoteles, Poetika da tragedya sanatı üzerinde durur. Ama bir edebiyat eseri türü olarak tragedyayı tragedya yapan da, ondaki trajik unsurdur. Daha sonra, trajikle ilgili olarak akla gelebilecek önemli bir isim Nietzsche olacaktır. Bu tezde ise trajik, Unamuno ve Scheler'in düşünceleri çerçevesinde ele alınmaktadır.Unamuno ve Scheler birbirinden farklı düşünce dünyalarından gelmelerine ve trajiğe dair farklı yaklaşımlara sahip olmalarına rağmen, özde yatan bir ortaklığa sahip oldukları ya da derinlerde akan ortak bir akıntının izinden gittikleri gözlenir. Bu ortaklığın temelinde yatan şey, onların, her şeyiyle bir bütün olarak insanı merkeze alan düşünce dünyalarıdır. Trajik öyle bir kavramdır ki, insanın kendi varoluşunu sorgulamasının, kendisiyle hesaplaşmasının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu haliyle trajik, insanın bir olgu olarak yokoluş karşısındaki duruşunun bir ifadesidir. Trajik kavramına asıl anlamını ve önemini veren ise, bu duruşun ne türden bir duruş olduğudur. İnsanın yokluk, hiçlik, gelip geçicilik karşısındaki kaçınılmaz kederi, isyanı ve bu gerçek karşısında varoluşuna bir anlam verme ihtiyacıdır trajiği ortaya çıkaran.İnsanın varoluşa karşılık yokoluş karşısındaki açmazını, insanda ortaya çıkan trajiği bize en iyi aktaran filozoflardan biri Unamuno'dur diyebiliriz. Ama incelikli bir aktarımda bulunmasının ötesinde Unamuno'nun önemi, öyle ya da böyle, içten içe her insanın yüzleştiği ve sorguladığı varoluş problemini bir yaşam ilkesine dönüştürmüş olmasındadır. Bu ilkeyle Unamuno insana, tutkuyla bağlı olduğu sonsuz yaşamın kapısını aralar. Aslında Unamuno'nun düşünce dünyasını belirleyen ana unsurlardan biri, onun İspanyol kimliği olsa da, trajik duyguyla beraber gelen eleştirel bakış, evrenseldir. Buradan hareketle, insanın varoluşla ilgili trajik duygusunun, bireysel bir yüzleşmenin ötesine geçtiğini söylemek mümkündür. Nitekim Yaşamın Trajik Duygusu'nu bütünüyle incelediğimizde, Unamuno'nun kişisel bir arayışın ötesinde çağına bir eleştiri getirdiğini söyleyebiliriz. Yaşamın Trajik Duygusunun sonuç bölümü bu eleştirel bakışın bir ifadesidir. Unamuno, bu eleştirel bakışla, bir yaşam ilkesi, etik bir öğreti ortaya koyar. Bu ilke sayesinde insan, vazgeçmek istemediği sonsuzluğa ulaşabilir. Ancak en önemlisi, günümüzde hemen her alanda ve kimi toplumlarda daha az, kiminde daha çok karşılaştığımız ve bedelini yine insanın ödemek zorunda kaldığı sorunlar karşısında, bu ilke aslında her dönemin insanı ve toplumu için arzulanabilecek bir ilkedir. En kısa ifadesiyle, "yaptığın işi, kendini vererek, öyle iyi yap ki, ölümsüzlüğü hak edesin" der bu ilke.Bu çalışma yalnızca trajikle, trajik olanın ne olduğuyla yetinmemektedir. Gerek Unamuno'nun ve gerek Scheler'in trajiğe dair düşünceleri, bizi trajiğin, dolayısıyla insanın değerlerle olan ilişkisine götürür. Başka bir ifadeyle, trajik bilinç, insanın değerler dünyasına yönelik bir bilinç uyanışını harekete geçirir. Scheler'in de üzerinde durduğu gibi, değerlerin ancak bir insanda ortaya çıkabildiğini, insan dünyasında varlık gösterdiğini görmemize olanak tanır. Bu bakımdan Scheler'in trajik fenomenine ilişkin saptaması, yani trajiğin, dünyanın (insan dünyasının) yapısında bulunan, ona içkin bir şey olması ve yüksek, olumlu iki değerin çatışmasıyla görünür hale gelmesi önemlidir. Bu değerler çatışması ise nedensel olaylar zinciriyle değer ilişkilerinin birbiriyle yüzleştiği, çarpıştığı yerde ortaya çıkar. Bu bakımdan Scheler'in trajik anlayışına geçmeden önce, onun değer anlayışı üzerinde durulmaktadır. Etikte Formalizm, Scheler'in değer anlayışını bulduğumuz başlıca eseridir.Hem Unamuno hem de Scheler, trajik kavramının insanla, insan dünyasıyla, dolayısıyla değerlerle olan ilişkisini ortaya koyabilmeleri bakımından önemlidir. Bu bakımdan tezin üçüncü bölümünde, Unamuno ve Scheler açısından trajik olanın, değerlerle olan ilişkisi üzerinde durulmakta ve sonuç bölümünde, her iki filozofun felsefi görüşlerinde trajik olanın yerine değinilmektedir.Anahtar kelimeler: Trajik çatışma, trajik duygu, karşılıklı sorumluluk yükleme ahlakı, değerler hiyerarşisi, örnek kişi tipi.